Bağlanmanın Yeme Tutumu Üzerine Etkileri

Asırlardır farklı şekillerde karşımıza çıkan yeme bozukluklarının yaygınlığı 1950’lerden bu döneme büyük ölçüde artmıştır. İlk başlarda batı kültürüne ve kadınlara ait olduğu düşünülen bu bozukluğun farklı coğrafyalardaki ve cinsiyetlerdeki bireylerde görülme sıklığının artması kadına ve batıya ait olmadığını ortaya koymuştur.

Yeme bozuklukları bireylerin hayatlarını önemli derecede tehdit etmektedir; özellikle genç yetişkinlerde görülen temel yeme bozuklukları anoreksiya nervoza ve bulimiya nervozadır. Temelinde kendini aç bırakma olan anoreksiya nervoza 1800’lü yıllarda ortaya çıkmış ve zamanla toplumların niteliğine göre evrimleşerek ve tipik özellikler kazanarak ölüm gibi sonuçlar doğuran bir hastalık halini almıştır.

Anoreksiya nervozadan sonra bulimiya nervoza popülerlik kazanmaya başlamıştır. Ciddi sonuçlarına rağmen bu hastalıklara ilgi gün geçtikçe artmıştır.

Medyanın ve bilimsel çalışmaların odağı bu bozukluklara yönelmiştir.

Yeme bozuklukları genellikle ergenlik çağında başlayan zayıflama çabalarının aşırıya varması sonucunda; işlevsel, tıbbi, sosyal ve psikolojik bozulmalardır. Kişi şişmanlamaktan aşırı derecede korkmaktadır.

Yeme bozuklukları; bireylerin yaşam kalitesini bozabilecek, sosyal hayattaki işlevselliğini engelleyecek nitelikteki hastalıklardır: yeme bozukluğu; bireyin kilosunu, vücudunu ve yeme davranışını tekrarlayan bir şekilde düşünmesine neden olur.

Yeme bozukluklarının ölüm oranı en yüksek ruhsal hastalıklar olmasının dışında, vücudun birçok işlevini bozmak gibi insan sağlığını negatif etkileyecek sonuçları da bulunmaktadır. Yeme bozukluklarının neden olduğu hastalıklar; kalpte ritim bozuklukları, ani kalp durması, regl olmama, kusmalara bağlı olarak yemek borusu tahribatları, kemik erimesi, beyaz kan hücrelerinde azalma ve anemidir.

Bu kadar önemli sorunlar yaratacak nitelikte olan yeme bozukluklarını yordayıcı olarak kabul edilen kavram “yeme tutumu”dur. Bireylerin yaşamlarında ciddi bir yere sahip olan yeme tutumu kavramı birçok etmen ile özdeşleştirilmektedir, bu etmenler farklı bireysel vasıflardan oluşabilmekte ve bazı araştırmalara göre bireysel vasıfların yordayıcılarından biri kabul edilen bağlanma stilleri bireylerin yeme tutumlarını şekillendirebilmekte ve dolayısıyla yeme bozukluklarına giden yolu açmaktadır. Devamı gelecek…

Yorum Yazın